Hayat geri alınamaz.
Eğer bir kişi kendisine zarar vermeyi düşünüyorsa, o anda portföyün büyüklüğü, zarar oranı ikinci planda kalmalıdır. Yalnız kalmamak, güvendiği birine açıkça ne yaşadığını anlatmak ve acil bir tehlike varsa 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istemek çok daha önemlidir.
İlk Hedef Kaybı Bir Gecede Geri Kazanmak Olmamalı
Büyük zararların ardından insanın zihni doğal olarak tek bir soruya odaklanabilir:
“Bu parayı nasıl geri kazanırım?”
Asıl dikkat edilmesi gereken dönemlerden biri de burasıdır. Çünkü kaybı çok kısa sürede telafi etme isteği, normal şartlarda alınmayacak risklerin alınmasına neden olabilir.
-
“Bir işlem daha yapayım, zararı çıkarayım.”
-
“Şu hisse yükselirse her şey düzelecek.”
-
“Biraz daha kredi kullanırsam maliyetim düşer.”
-
“Bu sefer kesin olacak.”
Bu düşünceler insana bir çıkış kapısı gibi görünebilir. Ancak yeni alınan risk, mevcut maddi sorunu daha da ağırlaştırabilir. Bu nedenle kayıp sonrasında ilk hedef yeniden büyük para kazanmak değil, hayatın devam edebilmesini sağlayacak düzeni korumak olabilir.
Riskli ve Kredili İşlemlere Karşı Daha Dikkatli Olmak
Özellikle büyük kayıplardan sonra yüksek riskli işlemlerden kaçınmak önemlidir. Kredili işlemler, borç alınarak yapılan yatırımlar veya kira, fatura, gıda gibi temel ihtiyaçlar için gerekli paranın yeniden piyasaya sokulması finansal baskıyı daha da artırabilir. Piyasalarda hiçbir fiyat hareketinin garantisi yoktur.
Bu tür cümleler ne kadar ikna edici söylenirse söylensin gelecekteki fiyat hareketlerini kesin olarak bilmek mümkün değildir. Özellikle kayıp sonrasında “zararı hemen çıkarmalıyım” düşüncesiyle yeni risklere girmek yerine önce mevcut mali durumu korumaya çalışmak daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.
Sosyal Medyada Hisse Yönlendirmelerine Dikkat
Sosyal medya artık yatırım dünyasının da önemli bir parçası. Ancak çok sayıda takipçiye sahip olmak, finans konusunda uzman veya yetkili olmak anlamına gelmez. Sosyal medya hesapları, sohbet grupları veya çeşitli topluluklar üzerinden belirli hisselere yönlendirme yapılabildiğini görüyoruz.
-
“Tahtayı götüreceğiz.”
-
“Buradan alım yapıyoruz.”
-
“Zararınızı çıkaracağız.”
-
“Bu hisseyi birlikte taşıyacağız.”
gibi söylemler özellikle büyük kayıp yaşamış insanlara çok cazip gelebilir. Çünkü zarar eden birinin o anda en çok duymak istediği şeylerden biri kaybettiği parayı kısa sürede geri kazanabileceğidir.
Tam da bu nedenle daha dikkatli olmak gerekir. Bir hesabın takipçi sayısı, paylaşılan kazanç ekranları veya geçmişte doğru çıktığı söylenen birkaç tahmin tek başına güvenilirlik göstergesi değildir.
Özellikle yetkinliği ve yetkisi belli olmayan kişilerin söylemleriyle işlem yapmak yerine şirketlerin kamuya açıkladığı bilgiler, KAP bildirimleri, finansal tablolar ve güvenilir veri kaynakları üzerinden araştırma yapılması önemlidir.
Sermaye Piyasası Kurulu da sosyal medya mecraları ve üyelik bazlı gruplar üzerinden yatırımcıların belirli hisselere yönlendirilmesi konusunda geçmişte çeşitli uyarılar yayımlamıştır.
Önce Nakit Akışını Yeniden Kurmak
Finansal kayıptan sonra belki de en önemli konu günlük hayatın devam edebilmesidir. Kira ödenecek. Elektrik, su ve doğalgaz faturaları gelecek. Mutfak masrafı devam edecek. Çocukların ihtiyaçları olacak. Kredi veya başka borçlar varsa taksit tarihleri gelecek.
Bu nedenle ilk hedeflerden biri aylık nakit akışını yeniden düzenlemek olabilir.
Düzenli maaşı olan biri için imkan varsa fazla mesai değerlendirilebilir. Emekli maaşı, kira geliri veya başka bir düzenli gelir varsa bu gelirlerin öncelikle temel yaşam ihtiyaçlarını karşılaması planlanabilir.
Bazen bir süre yatırım hesabından önce hayat hesabını düşünmek gerekir.
Harcamaları Cezaya Dönüştürmeden Düzenlemek
Kayıp yaşayan insan bazen kendisine karşı çok sert davranabilir.
-
“Artık hiçbir şey almamalıyım.”
-
“Hiçbir yere gitmemeliyim.”
-
“Her şeyden vazgeçmeliyim.”
Ancak hayatı tamamen durdurmaya çalışmak uzun vadede sürdürülebilir olmayabilir. Bunun yerine bütçedeki harcamalar temel ihtiyaçlar ve ertelenebilir harcamalar şeklinde ayrılabilir.
Kullanılmayan abonelikler, çok sık yapılan yemek siparişleri, pahalı alışkanlıklar veya bir süre ertelenebilecek büyük alışverişler gözden geçirilebilir.
Buradaki amaç insanın kendisini cezalandırması değildir. Ama bir süreliğine bazı harcamaları makul ölçüde azaltmak, aylık bütçede önemli bir nefes alanı yaratabilir.
Ek Gelir Seçeneklerini Araştırmak
Bazen mevcut gelir temel giderleri karşılamaya yetmeyebilir. Böyle zamanlarda geçici veya kalıcı ek gelir seçenekleri araştırılabilir.
Herkesin mesleği, zamanı, yeteneği ve fiziksel imkanları farklı olduğu için tek bir doğru seçenek yoktur.
Duruma göre şu seçenekler değerlendirilebilir:
-
Fazla mesai yapmak,
-
Hafta sonu veya dönemsel işlerde çalışmak,
-
Parça başı üretim veya montaj işleri yapmak,
-
Veri girişi işleri almak,
-
Müşteri hizmetleri alanında ek çalışma yapmak,
-
Özel ders vermek,
-
Çeviri veya metin işleri yapmak,
-
İçerik üretimi veya sosyal medya desteği vermek,
-
Ürün fotoğrafçılığı yapmak,
-
Organizasyon ve dönemsel etkinliklerde çalışmak,
-
Kurye veya teslimat işleri yapmak,
-
Uygun ve güvenilir koşullarda evden parça başı iş yapmak.
Burada önemli olan yapılan işin yasal ve güvenilir olmasıdır.
Özellikle evden çalışma, paketleme veya montaj ilanlarında işe başlamadan önce kapora, kayıt bedeli, dosya ücreti, sigorta parası veya benzeri isimlerle ödeme isteyen ilanlara karşı dikkatli olmak gerekir.
İşverenin veya aracının kimliği, şirket bilgileri ve çalışma şartları mümkün olduğunca doğrulanmadan para göndermemek önemlidir.
Kullanılmayan Eşyalar Geçici Bir Kaynak Olabilir
Evde uzun süredir kullanılmayan elektronik cihazlar, kıyafetler, mobilyalar veya başka ürünler varsa bunları elden çıkarmak kısa vadeli bir nakit kaynağı yaratabilir.
Bunu bir başarısızlık gibi görmek gerekmez.
Finansal toparlanma her zaman büyük bir hamleden oluşmaz.
Bir eşyanın satılması bir faturayı karşılayabilir. Hafta sonu yapılan bir ek iş market masrafını çıkarabilir. Bir aylık fazla mesai belirli bir ödemenin yükünü hafifletebilir.
Küçük görünen adımlar yan yana geldiğinde aylık bütçede önemli bir fark yaratabilir.
Borçları Görmezden Gelmek Yerine Önünüze Koyun
Bütün borçları zihnin içinde taşımak kaygıyı daha da artırabilir. Bunun yerine borçları tek tek yazmak tabloyu daha görünür hale getirir:
-
Kime ne kadar borç var?
-
Aylık ödeme ne kadar?
-
Faiz veya diğer maliyetler ne kadar?
-
Hangi ödeme daha acil?
-
Hangisi için yapılandırma imkanı olabilir?
-
Hangi giderler geçici olarak azaltılabilir?
Banka veya ilgili kurumlarla görüşerek mevcut yapılandırma ve ödeme seçeneklerini öğrenmek de mümkün olabilir.
Bazen korkulduğu için bakılmayan tablo, rakamlar tek tek ortaya konulduğunda daha yönetilebilir hale gelebilir.
Kendinizi Başkalarının Portföyüyle Karşılaştırmayın
Sosyal medyada sürekli kazanan insanlar varmış gibi görünebilir.
Birisi yüksek kazanç oranı paylaşır. Bir başkası yeni aldığı arabayı gösterir. Bir diğeri yalnızca başarılı işlemlerini anlatır. Ama ekranın diğer tarafındaki insanın bütün finansal durumunu bilemezsiniz. Kaybedilen işlemler paylaşılmayabilir. Borçlar görünmeyebilir. Başarısız yatırımlar anlatılmayabilir. Bu nedenle kendi maddi durumunuzu başka insanların sosyal medyada göstermeyi tercih ettiği birkaç görüntüyle karşılaştırmak gereksiz bir baskı yaratabilir.
Hayat Bir Portföy Ekranından Daha Büyük
Finansal kayıplar insanın kendisine bakışını değiştirebilir.
Kişi kendisini başarısız hissedebilir. Ailesine karşı mahcup olduğunu düşünebilir. Yıllarca verdiği emeğin boşa gittiğini hissedebilir.
Ama bir yatırım kararı insanın karakterini, değerini veya hayattaki yerini belirlemez.
Kaybedilen paranın yerine konması zaman alabilir. Borçların kapanması uzun sürebilir. Bazı planların ertelenmesi gerekebilir. Hayat standardında bir süre değişiklik yapılabilir. Bunların hiçbiri kolay şeyler değildir. Ama insan hayatta olduğu sürece yeni bir gelir düzeni kurmak, yeniden plan yapmak, yardım istemek ve farklı yollar denemek mümkündür.
Belki bir süre daha fazla çalışmak gerekecek.
Belki bazı alışkanlıklar değişecek.
Belki daha önce hiç düşünülmemiş bir ek iş yapılacak.
Belki bazı hayaller bir süre ertelenecek.
Bunların hiçbiri insanın değerini azaltmaz.
Yeniden Ayağa Kalkmak Bazen Küçük Adımlarla Başlar
Finansal açıdan ağır kayıp yaşayan birinin ilk sorusu her zaman “Eski paramı ne zaman geri kazanacağım?” olmak zorunda değil. Bazen önce daha küçük ve daha somut sorular sormak gerekir:
-
Bu ay faturalarımı nasıl dengeleyebilirim?
-
Gelirimi artırabileceğim bir yol var mı?
-
Hangi harcamaları bir süre azaltabilirim?
-
Borçlarımı daha görünür ve yönetilebilir hale nasıl getirebilirim?
-
Hangi yeni risklerden uzak durmalıyım?
-
Kimlerin sözlerine karşı daha temkinli olmalıyım?
-
Hayatımı yeniden düzene sokmak için bugün ne yapabilirim?
Finansal toparlanma çoğu zaman tek bir büyük işlemle gerçekleşmez.
Bazen onlarca küçük, sakin ve kontrollü kararın zaman içinde birbirinin üzerine eklenmesiyle gerçekleşir.
Bugün her şey kaybedilmiş gibi hissedilebilir. Ancak insan çalışabiliyor, düşünebiliyor, yardım isteyebiliyor ve yeniden plan yapabiliyorsa önünde hâlâ seçenekler vardır.
Bazen yapılacak ilk şey büyük bir yatırım kararı vermek değildir. Önce önümüzdeki ayı çıkaracak bir plan yapılır.
Sonra bir sonraki ay. Sonra bir sonraki...
Ve zaman geçtiğinde insanı yeniden ayağa kaldıran şeyin tek bir büyük fırsat değil, vazgeçmeden atılan küçük adımlar olduğu görülebilir.
Bir finansal kayıp hayatın tamamı değildir. Zorlandığınızda bunu tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme ve farkındalık amacıyla hazırlanmıştır; yatırım tavsiyesi veya kişiye özel finansal danışmanlık niteliğinde değildir.